>Sobelendim! Kreş Sobesi Bende :)

>

Sevgili Zeynep, beni sobelemiş, “kreş kullanmayan bir anne” olarak beklentilerimi paylaşmamı istemiş. Hay hay, zevkle Zeynep’çiğim 🙂

Soru:1.Çocuğunuzu kaç yaşında kreşe gönderdiniz/göndermeyi düşünüyorsunuz? Kreşe göndermek için beklediğiniz yaş dışında bir şey var mı?

Ekin henüz kreşe başlamadı. Doğrusu bunu olabildiğince geciktirmeyi düşünmüştük eşimle en başından beri. Bunun en temel sebebi benim Ekin’in doğumuyla birlikte çalışma hayatıma ara vermemdi. Ekin’i büyütürken annelerimiz de dahil olmak üzere, akraba ya da yabancı kimseden yardım almadık. Birebir ben ilgilendim kızımla. 16-17 aylıkken haftada 3 gün, oyun grubu sağlamak amacıyla açılmış bir kurumda oyun grubuna devam ettik. Ekin ilk sürekli arkadaşlıklarını, birlikte oynama alışkanlıklarını orada kazandı diyebilirim. Oldukça da eğlenceli bir süreçti. 2 yaşından sonra taşındık ve uzaklık ve kurumun yapısının değişmesi nedeniyle bu kuruma devam edemedik.

O dönem Montessori eğitimiyle tanıştım ve ev uygulamaları yapmaya başladık. Daha önce de benzer fikirlerim olmasına karşın, Montessori ile tanıştıktan sonra kreş fikri (mevcut kreşleri düşünerek) daha da bulanıklaşmaya başladı kafamda.

2,5 yaşında haftada 2 gün anne-bebek jimnastiğine başladık. Birkaç ay sonra da haftada 2 gün İngilizce oyun grubu maceramız başladı. Artık haftanın 4 günü hem spor yapıp hem dil öğrenip hem de yaşıtlarıyla birarada olabileceği/oynayabileceği ortamlar oluşturunca kreşe hiç ihtiyaç duymadık 🙂 Bunlara sanatsal etkinlikler (tiyatro oyunları, sergiler vs), sosyal etkinlikler (arkadaş toplantıları, aylık periyodik oyun grubu buluşmamız, çeşitli geziler vs), müzik (piyano çalışmaları) ve ev etkinliklerimiz (Montessori çalışmaları ve evde yapılabilecek her türlü etkinlik) de eklenince, temposu yoğun, eğlenceli, en önemlisi Ekin’in keyif aldığı ve mutlu olduğu bir süreç yaşadık / yaşıyoruz. Bana çok sorulan “neden kreşe göndermiyorsunuz?” sorusunun uzun yanıtı da budur :))

Soru 2.Çocuğunuza kreş seçerken sizin için en önemli kriter nedir? Olmazsa olmaz, bu sağlanmazsa evde bakılsın daha iyi diyeceğiniz.

İstanbul’daki gibi bir Montessori okulu İzmir’de de açılsaydı, mutlaka 3 yaşından sonra tam gün olmasa da devam etmesini isterdim Ekin’in. Ne olursa olsun tam gün okulu küçük yaşlar için biraz acımasız buluyorum. Çalışan anneler için başka çare olmadığını biliyorum ama yine de küçücük kuzuların erken yaşlardan itibaren sabahtan akşamın geç saatlerine kadar anne babadan uzak olmaları içimi acıtıyor 😦

Neyse, benim için en önemli kriter şudur: çocuğa saygı duyulan, isteklerinin ve kişisel özelliklerinin dikkate alındığı bir ortam sağlanabilmesi. Harala gürele bir “faaliyetten” öbürüne koşturulup, gürültü ve de “görüntü” kirliliğinin içinde olmamaları! Allah aşkına bu kreşler neden bu kadar çok renk ve görüntü karmaşası içinde, çocukların bu kirliliğe ihtiyacı olduğunu hangi “yetişkin” akıl etmiş acaba? (mimar bakış açımla böyle görünüyor bu durum, sizi de rahatsız ediyor mu?)

Örneğin, Ekin bir çalışma yaparken bölünmekten, araya girilmesinden, ona seslenilmesinden hiç hoşlanmaz. Biz de evde buna saygı gösterir ve odaklanmasını bozmayız (anneanne ve babaanneye bu durumu anlatamadım ya, o ayrı 🙂 ) Öyle bir kreş hayal ediyorum. Kendini işine kaptıran çocuğun, “haydi bilmemne saati!” diye çağrılıp, konsantrasyonun ve dolayısıyla gelişiminin sekteye uğratılmadığı! (sanırım bu sadece Montessori okullarında oluyor…)

Bir de tabi güzel ve büyük bahçesinde doyasıya oyun oynayıp bitkiler yetiştirilse, benim için tadından yenmez 🙂 (sizce İzmir’de böyle bir kreş bulabilir miyim?)

Soru 3.Türkiye’deki kreşlerde rastlamadığınız, keşke olsa dediğiniz bir uygulama var mı?

Oyun grubu dışında kreş deneyimim yok. Ama şunu söyleyebilirim, Türkiye’de “alternatif eğitim” diye bir şeyin uygulamasını bulmak imkansız gibi. Her şey hemen hemen tüm okullarda aynı, kreşler de dahil. Farklılık olsa keşke diyorum. Biz mevcutun içinde birbirinin aynı okullar içinde seçim yapmak zorunda kalmasak, kendimize/çocuğumuza uygun eğitim veren bir okul bulabilsek keşke…

Soru 4.Türkiye’deki kreşlerde yaygın olarak rastladığınız ve saçma bulduğunuz bir uygulama var mı?

En saçma bulduğum uygulama kreşte TV izletilmesi! Bunu o kadar çok duydum ki, yine de her seferinde şaşırıyorum. Nasıl olur da çocuklarımızı “sosyalleşsin” diye gönderdiğimiz kurumda, TV açıp çocukları önüne oturtabiliyorlar? Gerçekten anlamıyorum. Evde son derece kontrollü TV izleten bir anne olarak, ne tür programlar izletildiğini de oldukça merak ediyorum!

Bir de oldukça saçma bulduğum bir uygulama da yıl sonu gösterileri. Psikopedagog Dr. Atanur Mert “MÜSAMERE Mİ? HAYIR TEŞEKKÜRLER!” başlıklı yazısında “Müsamereler okulöncesi yaşları için uygun etkinlikler değil.” diye yazmış. Burada uzun uzun yazmayayım, yazının tamamı şurada. Bu müsamerelerin veliler için hazırlandığını, onların memnuniyetine yönelik olduğunu ve çocukların çok da keyif almadıklarını gözlemliyorum. Alternatif yıl sonu eğlenceleri düzenlenebilir, bunu mesleğini çocuklar üzerine kurmuş olan insanların yaratıcılığına bırakıyorum :)))

Soru 5.Çocuğunuz kreşe gidiyorsa, kreşe başladıktan sonra en çok zorlandığınız konu ne oldu? Henüz gitmiyorsa zorlanacağınızı düşündüğünüz?

Kreşe gitmiyor Ekin ama zorlanacağı konu ne olabilir? Hımm, benden ayrılmakta bir sorun yaşamıyor, bensiz de uzun ve güzel vakit geçirebiliyor. Bu sorun olmaz. Sanırım kuralcılığı sıkıntı yaratabilir. Ama uyumlu da bir çocuk, ortamı severse sorun yaşayacağını düşünmüyorum. Bir de yukarıda yazdığım gibi bir şeyle uğraşırken bölünmekten hoşlanmıyor, hatta konuşurken sözünün kesilmesinden bile! Saygı istiyor çocuk 🙂 Evde böyle görüyor çünkü, bu sorun yaratır mı :))))

Soru 6.Çocuğunuz kreşe gidiyorsa, kreşe başladıktan sonra çocuğunuzda gözlemlediğiniz en olumlu gelişme ne oldu? Henüz gitmiyorsa kreşin gelişimine en büyük katkısı ne olur sizce?

Dediğim gibi henüz Ekin kreşe gitmiyor ama artık 4 yaşındaki bir çocuğun arkadaş ve oyun ihtiyacının daha fazla yoğunlaştığını hissediyorum. Beraber katıldığımız etkinliklerin yanı sıra, sadece kendisi ve yaşıtlarının olduğu, yanında ebeveynlerinden birinin olmadığı bir ortamda sosyal davranışlarının daha da gelişmesi açısından yarım gün bir kreşe göndersek mi diye düşünüyorum bugünlerde. Şimdiye kadar gidişattan çok memnunuz anne-baba olarak. Girişken, konuşkan :), özgüvenli olduğu söylenen bir kız çocuğu Ekin. Biraz kuralcı, genel olarak dost canlısı. İlle arkadaşlık kurmak ve sohbet etmek istiyor, yeni tanıştığı bir çocukla bunları kuramazsa (karşı taraf sessiz ve içine kapanıksa örneğin) çok üzülüyor ve kızıyor. Daha 2 yaşında bıdır bıdır konuşurken, karşısındaki çocuk cevap vermeyince çok çok üzülürdü ve bana sorardı “anne niye benimle konuşmuyor?” diye 🙂 Çeşitli karakterlerde çocuklarla karşılaşıp kendine göre davranışlar geliştirmesi açısından yararlı olabilir diye düşünüyorum. Biz çok fazla çocukla biraraya getirmek için çaba sarfettik şimdiye kadar, bize ihtiyaç duymadan pek çok sorununu çözebildi. Bunun sürekliliğini sağlamak için kreşin “artık” yararlı olabileceğini düşünüyorum.

Bu sobe çok dolaştı, kim kaldı sobelenmeyen? Nehirineylemleri, annelili, uzaylı anne Gülay ve bir baba görüşü almak için Syrakusa‘yı sobeliyorum. Sanırım sizler yazmamıştınız bu konuda, siz de yazın düşüncelerinizi, okuyalım 🙂

Advertisements

9 Responses to “>Sobelendim! Kreş Sobesi Bende :)”

  1. >Sobeni aldım. En kısa zamanda tamamlayacağım. Kreşten daha iyi bir ortam hazırlamayı başarmışsın Ekine. Tebrikler…

  2. >tamamdır, bakalım ne zaman yazabileceğimsevgilerteşekkürler

  3. >Şimdi görebildim özür dilerim.Bu konuda yazacağım. Piyano çalışmalarının devamına çok sevindim. Mutlaka devam ettirin.Ama gerçek bir piyanoyla.. Keyboardla değil..sevgiler..

  4. >Annelili, teşekkürler :)) Kreşten daha iyi yanı anneyle olması elbette :))Nehirineylemleri, ne zaman ugun olursan ;)Syrakusa, rica ederim! Hep anneler anlatıyor kreşle ilgili beklentilerini, bir de senden dinleyelim istedim :)Piyanoya devam ediyor Ekin, ve severek gidiyor piyano çalışmaya 🙂 Senin uyarınla org almadık. Piyano araştırıyoruz 🙂

  5. >Okul öncesi 2 yıl olmalı deniyor artık. Ama sanki bu fikrin altı boş gibi. Eğitim her yaşta sürmez mi? Okulun amacı ne? Okul ile öncesi arasında ki keskin fark ne?

  6. >sevgili berna, okul konusunda aynı fikirleri paylaşıyorum sizinle,zaten evde yaptığınız etkinlikler ile göz kamaştırıyorsunuz…Asil

  7. >Sevgili ysy, okul öncesi eğitimi çok önemsiyorum ama okul öncesi eğitim kurumlarının amacı ve nitelikleri çok tartışılır durumda bence. Hepsi ticari kaygılar taşıyor ve çocukları önemseyen, dikkate alan yok gibi. Yetişkinler dünyasında kalan çocuklar kendileri için yapılan kurumlarda bile çok önemsenmiyor gibiler 😦

  8. >Sevgili Asil, çok naziksin 🙂 Bu zamanda fikirlerimle uyuşan çok fazla ebeveyne rastlamıyorum, doğrusu sevindim :)Sevgiler ve nazik yorumların için teşekkürler 🙂

  9. Eline sağlık, geç de olsa bir toparlama yazısı yazdım.

    Ayrıca taze mim çıktı: http://www.kitubi.com/2011/05/01/yil-sonu-gosterii-mimi/

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: